bomba

Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu tüm Kırıkkale, Çankırı, Mamak, Gazi Mahallesi, Foça’da yaşayanlar için bir anlam taşıyabilir ama ben ve birçok arkadaşım için ayrı bir anlamı vardır. Çünkü bizler MKE mensuplarının çocukları olarak; MKE, hayatımızın her anını doldurdu, sahip olduğumuz her şeyde müsebbib olarak ona minnettar kaldık ve hala onu düşünmekten kendimizi alamıyoruz.

Bizler, MKE’nin Türkiye’nin en stratejik kurumu olduğunu 40 yıldır söylüyoruz ancak devletin karar verici kademelerine bunun önemini bir türlü algılatamıyoruz. Geçmişte Sümerbank, şeker fabrikaları, TÜPRAŞ, TÜMOSAN gibi kamu iktisadi teşekkülleri ile aynı statüde olması belki kabulümüzdü ancak aynı ehemmiyette olmadığının idrak edilmemesini asla anlayamadık.

Son 10 yılda savunma sanayimizin geldiği noktanın emsalsiz olduğuna dikkat çekmek isterim. Bu kadar kısa sürede başlangıçta iş hakkında hiç deneyimi olmayan bir takım kimse ve firmaların standartları çok yüksek olan bu sektörde uzmanlaşmasının dünyada bir başka örneği yok. Hayati bazı kalemlerde uluslararası silah-mühimmat endüstrisinin 150 yılda geldiği noktaya neredeyse hiç kayıpsız bir şekilde 10 yılda gelmek gerçekten emsalsiz bir Türk başarı öyküsüdür.

Ancak burada yine bir şeyi atlıyoruz, MKE’yi. Nedendir bilmiyorum MKE’nin makûs talihe sahip bir kurum olduğunu düşünüyorum. Oysa MKE Kurumu istikbalimizin, istiklalimizin teminatıdır. Her ne kadar burada çok fazla detaya girmemiz uygun olmasa da MKE’nin ve MKE için yapılması gerekenler kısaca özetlenmiştir.

1-. Kurumda geçmişten gelen statükocu memur zihniyeti vardır, bu zihniyet değişmediği sürece MKE’nin savunma sanayiine katkı sağlayacak yüksek teknoloji ürünler geliştirmesi mümkün değildir.

2-. Çok ivedi olarak Mühimmat, Ağır Silah, Barut, Fişek Fabrikalarının çoğaltılması gerekmektedir. Bu fabrikalar kritik öneme sahiptir ve şu anda yedeği yoktur.

3-. Fabrikaların çoğu atölyesinde teknoloji çok eskidir. Her ne kadar üretim yapılabilmekte ise de enerji ve işçilik maliyeti yüksek, üretim hızı ise çok düşük olmaktadır. Özel sektörün Endüstri 4.0’ı uygulamaya başladığı bu dönemde MKE neredeyse sanayi devriminin ilk dönem şartlarında üretim yapmaktadır.

4-. Kurumun Gazi Fişek, Kayaş Kapsül, Mamak Makine ve Maske Fabrikaları Ankara’dan çıkarılmalıdır. Bu fabrikalar pirinç ve barut üretimine yakın yerlere taşınmalıdır.

5-. Hafif silahta olduğu gibi silah ve mühimmat ana unsurlarının üretimini özel sektöre kaydıracak bir bakış açısına ve ihale mevzuatına geçilmelidir.

6-. Kurum içinde aktif olarak çalışacak, özel olarak temin edilmiş elemanlardan müteşekkil patlayıcı tasarımı için ayrı, silah tasarımı için ayrı, mühimmat tasarımı için ayrı Ar-Ge merkezleri kurulmalıdır. Bunun için Ankara’daki boşaltılacak fabrikalar tamamen bu birimlere devredilebilir.

7-. Kurum personelinin Ar-Ge yapmak üzere çeşitli projeler geliştiren akademisyenleri yumuşak dirençle engelledikleri, projeleri akamete uğrattıkları bilinmektedir. Kurum personelinin gösterdiği direnci ortadan kaldıracak düzenlemeler yapılmalıdır.

8-.  Kurumdaki insan kaynağı doğru tasnif edilmeli ve kişilerden en yüksek verimi alacak düzenlemeler yapılmalıdır. Gayretli, bilgili yetkin kişilerin birikimlerinin kuruma fayda sağlamasının önü açılmalıdır. Bu kimseler kısır çekişmeler nedeniyle köreltilmesine müsaade edilmemelidir. Kurumda geçmişten gelen eski tip yönetim anlayışının günümüz bilgi toplumunda karşılığının olmadığı açıktır. Bu nedenle yönetim anlayışını değiştirecek girişimlerde bulunulmalıdır.

Konunun daha iyi algılanması açısından küçük bir anekdot paylaşmak anlamlı olabilir. Yaklaşık 20 yıl önce idi Çelik Fabrikası’na bir GFM tezgahı alınmış 500 ve 2000 librelik uçak bombalarını dövmek için. İndüksiyon ocağı da paketin içinde. Bizim indüksiyon ısıtma konusunda uzmanlığımız Türkiye’de bu işle uğraşan herkes tarafından bilinir. Ancak Kırıkkale’de olmamıza rağmen herhangi bir danışma gereği de duymamışlar. Tezgaha -burada anmayayım- birkaç milyon dolar ödemişler. Tezgahın bulunduğu atölyeye girdik koca atölyede tezgah anıt gibi orta duruyor. Yatırım yapılmış ancak TSK siparişi kesmiş. -O zamanlar öyle durumlar çok olurdu.- Amerika, Almanya vs. ucuz verdiği için (!) paşalar mühimmatı oradan temin ederdi. Bizim milyonlarca dolara aldığımız tezgâhlar yatardı. Neyse tezgâhı inceledik, indüksiyon sistemine baktık. Gayet güzel, biz yapar mıydık? Yapardık. Daha iyisini onda bir fiyatına yapardık. Ama almışlar bir kere. Fabrika müdürüne dedim,

– Tezgâh çalışmıyor?

– Evet, sipariş yok,

– Peki, ne yapacaksınız?

– Piyasaya oksijen tüpü dövmeyi düşünüyoruz.

-Nasıl olacak?

– Genel müdürlük sipariş alacak biz de döveceğiz.

İşte maalesef genel durum bu. Özel sektörde böyle bir şey söz konusu olabilir mi? İşte MKE’de kadim bir iş anlayışına dönüşen, bu zihniyetin, ivedilikle değişmesi gerekiyor.

Siz helikopter yapabilirsiniz, zırhlı araçlar yapabilirsiniz, fırtına obüsleri yapabilirsiniz, SİHA’lar yapabilirsiniz ancak atacak mühimmatınız yoksa bunların hiçbiri bir işe yaramaz.  Düşmanınız elini kolunu sallaya sallaya gelir kafanıza sıkar.

Peki, bu durum bir kader midir? Nasıl düzelir?

Kurumun re-organizasyonunun doğru bir genel müdür tayini ile devletin ve hükümetin onun arkasında durmasına bağlı olduğu açıktır. Kurum içinden yetişen son genel müdür Mustafa Taşan’dı o özel sektör tipi maliyet-üretim dengesini bilmezdi, Adnan İğnebekçili ile başlayan kurumu tanımayan genel müdür atama geleneği halen devam etmektedir. Kurumu tanımayan, kurumun kültürünü bilmeyen, silah üretim teknolojisini genel müdür olunca gören,  böyle bir kurumu yönetme deneyim ve kabiliyetinden yoksun genel müdürlerin kurumda varlık göstermeleri, kuruma dolayısıyla ülke savunmasına katacakları şeylerin de sınırlı olacağı açıktır.

O zaman kritik soru herhalde şudur: MKE kurumunun genel müdürü hangi özelliklere sahip olmalıdır?

Genel Müdür;

1-. MKE kurum kültürünü iyi bilmelidir. Kapıdaki güvenlik görevlisinden genel müdür yardımcısına kadar her kademedeki çalışanların duygu, düşünce ve ruh halini iyi biliyor olmalıdır.

2-. Kurumdaki yönetim sorunlarını ve çözümlerini iyi biliyor olmalıdır.

3-. Çalışanları motive edecek, iyi ilişkiler kuracak enerjik bir yaratılışa sahip olmalıdır. Liderlik vasıfları taşımalıdır.

4-. Metal üretim teknolojisini iyi biliyor olmalıdır.

5-. Patlayıcılar ve üretim teknolojisi hakkında iyi bir bilgiye sahibi olmalıdır.

6-.  Proje üretme, tasarlama ve yürütme kabiliyetine sahip olmalıdır.

7-. Elektronik ve bilgisayar teknolojinin kabiliyetlerini iyi biliyor olmalıdır.

8-. Yeni şeyler öğrenmeye hevesli bir kişiliği olmalıdır.

9-. Kamuda çalışmış olmalı, memuriyeti ve kamu yönetimini iyi tanıyor olmalıdır.

10-. Özel sektörde çalışmış olmalı, özel sektördeki kar odaklı çalışmanın anlamını kavramış olmalıdır.

11-. Akademik dünya ile iyi ilişkileri olmalı. Akademisyenlerden ciddi bir Ar-Ge ekibi oluşturabilmeli, onlardan nasıl istifade edeceğini bilmeli.

12-. Her şeyden önemlisi kimsenin değil devletin dolayısıyla devletin sahibi olan milletin adamı olmalıdır. Çalışmalarını sadece devlet ve millet menfaatlerini gözetmek üzere yürütme erdemini gösterebilmelidir.

Akıl bunu diyor. Böyle bir genel müdür bulmak zor mu? Bence 80 milyonluk bir ülkede bu bir kişiyi bulmak bu kadar zor olmamalı.

İmla patladı 2 yıl boyunca mühimmatı Romanya’da İspanya’da dünya para vererek doldurttuk. Trenlerle gönderdik, trenlerle getirdik. Kah El-Bab, kah Afrin, Kah Münbiç çıkıyor. PKK vs hiç aradan eksilmiyor. Son gelişmelerden sonra MKE’ nin başına bir şey gelirse 2 sene zamanımızın da, Romanya ile İspanya’nın da yanımızda olamayacağı açıktır.

Savunma sanayiindeki heyecan verici gelişmelerin hala hayati öneme haiz olan MKE’yi unutturmaması dileğiyle.

 

Leave a Comment

Your email address will not be published.