manager

Bilindiği gibi Avrupa ülkeleri her geçen gün yaşlanmakta genç sayısı azalmaktadır. Bu duruma hazırlık yaparak gençlerimize büyük bir fırsat kapısı aralayabiliriz. Aşağıdaki linkte yer alan bir makalede verilen Alman Federal İstatistik Dairesi’nin 2050 konulu ve 2006 tarihli bir raporunda görüleceği üzere 2050 yılında Avrupa’nın en kalabalık ülkesi Almanya’da nüfusun %30’u 65 yaş üzeri emeklilerden oluşacaktır. 2005’te 82.4 milyon olan nüfusta 50.264 milyon (%61) olan çalışan olduğu,  nüfusun 2050’de 69 milyon-74 milyon aralığında olacağı, çalışan kesimin ise 35 milyon – 39 milyon düzeyine ineceği öngörülmektedir. Yani sadece Almanya’da takribi 15 milyon kişiden oluşan bir iş gücü açığı oluşacaktır.. Almanya’nın Avrupa’nın lokomotifi olduğu göz önüne alındığında Avrupa’nın genelinde 30-40 milyon kişiden oluşan bir iş gücü açığı oluşacağı kendi çalışmalarında açıkça görülmektedir.

Peki biz bu durumu görüp hazırlık yapıyor muyuz?

Maalesef HAYIR?

Hatta 2013’te 3 ay süre ile kaldığım Almanya’da şunu gördüm bizim gurbetçi çocukların hayali fabrikada işçi olup bir BMW alabilmek iken üniversiteler Balkanlar’dan ve Rusya’dan gelen gençlerle dolu idi.

İnsanlarımız da kendi aralarında bölünmüş durumdalar kimi diyanet camisinde, kimisi Milli Görüş, kimisi de Cemaatin camisinde bir de camilerdeki sosyal alanlara uğramayan bir grup var, kendi aralarında dahi bir araya gelemeyen bölük bölük olmuş bir millet. Bulunduğum o dönemde seçimler vardı ama Türk’lerin esamesi yoktu. Ne bir milletvekili ne bir belediye başkanı.

Bizim yaşlanan Avrupa’nın bu durumuna hazırlık yapmamız hem Avrupa ve hem de bizim menfaatlerimiz için çok önemlidir. Avrupa’lının bize karşı tarihsel bir ön yargısı olduğu muhakkaktır. Ancak genç kuşakların geçmişten gelen ön yargıları geleceğe taşıyamayacak kadar meşgul olduğunu görmek gerekir.

Son 5 yılda teknolojik değişimlerin sosyolojik yansımalarının ne şekilde cereyan edeceğini kestirmek mümkün dahi değildir. Hatta akademik çalışmaların araştırmaların tamamlanmasına fırsat kalmadan başka değişiklikler meydana gelmekte önceki belirleyici durumlar ortadan kalkmaktadır. Ancak şurası gerçektir ki kimse kişisel olarak geçmişin çakıldaklarını geleceğe taşıma gibi bir angarya ile meşgul olmak istemiyor. Bu biz de olduğu gibi Avrupalı yeni nesil siyasetçiler için de böyledir.

İçinde yaşadığımız dönemin sosyolojik ve psikolojik konjonktürünü gençlerimiz için bir avantaja dönüştürebiliriz.

Üniversitelerde maalesf geleceği hakkında hiçbir hevesi, beklentisi, umudu olmayan gençler -yetiştiriyoruz diyemiyorum- oyalıyoruz. Hedef yok, heves yok, umut yok…..

Bir yığın üniversitede doğru dürüst meslek elemanı yetiştiremiyoruz sadece gençleri oyalıyor ve boş umut dağıtıyoruz. Mezun öğrenciler piyasanın ihtiyacını karşılamıyor bu da kişisel felaketlerin önünü açıyor. Diplomalı özgüveni, mesleki bilgisi olmayan ailesinin desteği ile yaşayan bunalımlı, sorunlu insanlar güruhu.  Bu konuyu eğitimle ilgili başka bir başlıkta detaylı bir şekilde değerlendireceğim.

Sonuç olarak ümitsizliğe gerek yok. Kolay ve pratik bir şekilde hedefe yönelik doğru bir planlama ve programla 10 yıl içinde 10 milyon yaşlı Avrupa’nın ihtiyaç duyacağı kalifiye meslek elemanlarını yetiştirebiliriz. Avrupa’yı silahla değil iş birliği ile insani ilişkilerle fethedebiliriz. Sadece Türkiye’deki gençleri değil Türk ve akraba topluluklardaki gençleri de sahiplenerek bu hedefe yönlendirerek kendimiz için insanlık için büyük bir fayda üretebiliriz.

Avrupalı sahip olduğu yüksek teknolojiyi uzak doğuya özellikle de Çin’e kaptırmak istemez kendi ülkesinde kalmasını yeğler.  Ancak gelecekte meydana çıkacak olan bu ihtiyacı da bir şekilde karşılamak zorunda….

Bilmem anlatabiliyor muyum?

 

 

http://diplomatikgozlem.com/_haber/almanlar-bitiyor-

https://www.sondakika.com/haber/haber-amerikali-bcg-yasli-avrupa-nin-isgucu-sorunun-3013816/

https://www.garantiemeklilik.com.tr/herzamanyaninizda/turkiye-yaslaniyor-orneklerle-en-yasli-5-ulke,1083

Leave a Comment

Your email address will not be published.