content_img2

Özellikle 2012’den sonra teknoloji ve bilişimindeki hızlı değişim klasik eğitim sisteminin sorunlarını daha da derinleştirmiştir. Yaklaşık 100 senedir eğitim sistemimizi bir türlü düzeltemedik. Daha doğrusu düzeltmemize izin vermediler. Dış güçler ve içerideki iş birlikçileri sağlıklı bir nesil yetiştirmememiz için yıllarca süren bir gayretle çalıştılar ve bugüne kadar da muvaffak oldular.

Gelecek nesiller için tüm ülkelerden daha önce  “bilişim çağının eğitim sistemi” hayata geçirilmelidir. Çocuklarımız 5 yaşından itibaren doktora sonrasına kadar kişisel melekelerine uygun olarak yetiştirilmelidir.  Çıraklığı meslek liselerini bitirdiler oysa her gencimize en az bir toplumsal meslek öğretmeli, kabiliyetli olanlar lisans öğrenimine yönlendirilmelidir. Gençlerimize hayal kırıklığı  yaşayacağı meslekler edindirilmemelidir, zevkle yapacakları mesleklere yönlendirilmelidir.

Okul müfredatlarından gerçek hayatta karşılığı olmayan, entelektüel birikime katkı sağlamayan tüm konular çıkarılmalıdır. Çocuklarımız bilgisayar ve internet, ağ ve disk paylaşımı vs gibi imkanları en iyi şekilde kullanması sağlanmalıdır.

Günün müfredatlarında -sınav sorularının sızdırılmasına bağlı olarak- zaman içinde eklemlenen gereksiz bir çok konu bulunmakta çocuklar taşıyamayacağı bir yük ile ruhsal sağlığının da bozulması hedeflenmektedir. Oysa kendilerinden oldukları düşünülen adaylara soruların cevapları el altından verildiğinden onların böyle bir cendereye girmesi söz konusu da değildir. Olan bu memleketin samimi masum o güzel çocuklarına olmaktadır. Birileri kalleş yöntemlerle işini yürütürken bu güzel çocuklar eşit şartlarda yarıştıklarını zannederek içinden çıkılmaz bir anoforun içinde dönüp durmaktadırlar.

Eğitim sisteminde yapılması gereken bizim için kolaydır. Şöyle ki;

  1. İlköğretimde çocuklar temel vatandaşlık bilgisi ve yaşamını idame ettirecek kadar bilimsel düzeyde bilgiye sahip kılınacaktır,
  2. Orta öğretimde (ortaokul – lise) ise çocuklar hayatında kullanabileceği düzeyde matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, Türkçe akademik bilgi edinecekler ve bunun dışında bir de toplumsal bir meslek (fırıncı, berber, oto tamiri, terzilik, imam, sağlık teknisyeni, makine teknisyeni vs) edinecektir.
  3. Yükseköğrenimde ön lisans ve lisans düzeyinde öğrenim görecekler gerek bölümler gerekse müfredatlarda bilişim çağına uygun düzenlemeler yapılacaktır. Akademik bilgi, her türlü bilginin verilmeye çalışıldığı -ama verilemediği- blok bilgi aktarımı terk edilecek yerine;
  • Mutlaka alınması gereken temel bilgiler
  • Temel bilgilere ilişkin uygulamalar
  • Bilişim dünyasına erişim ve elde edilen bilginin kullanım yöntemleri verilecektir.

4. Lisansüstü dönemde, yüksek lisans ve doktora çalışmaları ile akademik düzeyde ilerleme sağlanacaktır. Şu an da kullanılan akademik çalışma yapmaktan ziyade yapmayı engelleyen akış tamamen elden geçirilecek amaca uygun hale getirilecektir. Akademik ürünlerin SCI, SSCI ve AHCI gibi dergiler vasıtasıyla teknolojik ve finansman imkanı yüksek ülkelere çekilen peşkeş önlenecektir.

5. Okullar yüksek maliyetlerle tesis edilen kurumlardır. Yazın ve akşamları öğrencilere ve halka hizmet edecek faaliyetler yürütülecektir.

Tasarlanan sistemin ana çatısı yukarıdaki gibi ifade edilebilir. Bu projenin detayları şimdilik ekibimizin uhdesindedir. Öğrenciler nasıl takip edilecek,  ilköğretim – orta öğretim   geçişleri, orta öğretim – yüksek öğrenim geçişleri, yüksek lisans ve doktora çalışmaları nasıl yürütülecek hepsi tasarlanmıştır. Öğrenciler şu an olduğu gibi hayatını tamamen değiştirecek sınavlarla boğuşmayacak öğrenci zaman içinde doğal akışla bulunması gereken okula gönderilecektir. Şu andan itibaren 12 yıl sonrasında dünyanın en iyi yetişmiş bireyleri ülkemize ve insanlığa katkı sağlamaya başlayacaktır.

Sistem öğrenci odaklı hale getirilecek gerek öğretmenler gerekse öğretim elemanları amaca hizmet edecek şekilde eksikleri tamamlanacaktır. Sistemde yer alan ve sorun oluşturan tüm öğretmen ve öğretim elemanları bilgi, beceri, ruh sağlığı ve psikolojik olarak değerlendirilecek hiçbir öğrencimizin öğretmen ve öğretim elemanından kaynaklanan sorun yaşamasına izin verilmeyecektir.

Bu çalışmada amaç akılla ve bilimle tesis edilen, mantıksal olarak geri dönüşü mümkün olamayacak bir eğitim sistemi geliştirilecektir. Bu sayede devletimizin, milletimizin geleceği garanti altına alınacak, Türkiye parlayan bir yıldız olacaktır.

 

 

 

1 Comment

  1. O. GENCER Nisan 23, 2018

    Sayin Hocam; yazilarinizin devamini bekliyoruz. Ayrica cok hakli buldugum bir soz vardir: “İnsan sevdigi meslegi yaparsa, 1 gun bile ise gitmemis olur.” der.
    Sevilen meslegi icra etmenin yolu da hepimizin bildigi gibi egitim alirken ilgiye ve yetenege gore yonlendirilmek. Sizin de soylediginiz gibi ulkemizde egitimde duzeltilmesi gereken konulardan biri. Onceki yazinizda da meslekte yetersiz olup mutsuz olan mezunlardan bahsetmistiniz. Tespitlerinizi nacizane cok yerinde buluyorum. Umarim sizin elinizle bu sorunlari ulkemizde cozume kavusturabiliriz.

Leave a Comment

Your email address will not be published.